UMURSAMAMAK HASARDIR

Şair arkadaşım Sevgili Necla Bektaş şiirinin bir bölümünde şöyle yazmış…

“Çünkü yara yarayı görünce de kanamalı, bırakın kanasın.

Aynı şeye ağlayamıyorsak başlar keder sonra yollar da ayrılır.

dağlar da…

umursamamak hasardır,

unutmak inkar.

Ve yalnızlık her koşulda kazanır.”

Çok düşündüm bu kısa ama anlam derinliği sonsuz cümleleri…

Naçizane haddim olmadan anladıklarımı aktarayım istedim…

Ne güzel yazmış…

Ne güzel anlatmış bizi…

Yara yarayı görünce kanamalı diyor…

Yaralar birbirine benzer aslında diyor…

Sahi biz ne zamandan beri yara’larımızı ayrı tutar olduk birbirinden…,?

Ne zamandan beri siyah, beyaz , küçük ve büyük oldu yaralarımız?

Ahşap kaplamalı dolapların ıçinde,

ipek işlemeli mendillere sarılı yaralarımız sonumuz oldu ….

Oysa tüm yaralar aynı türden

ve aynı TÜR’de…

İnsan’da…

 

Sonra eklemiş kısa yazısına kocaman,

dolu

ve

anlamı kitaplara sığmayan o can alıcı cümleyi…

Aynı şeye ağlamıyorsak başlar keder diyor…

Nasıl yani şimdi?

Bu bitmek tükenmek bilmeyen iç sıkıntıların,

bu kederlerimizin sebebi aslında başka kederleri görmemek mi?

Biz ne zaman aynılaştıracağız havada uçsuz bucaksız ve yapayalnız dolaşan kederleri…?

Ne zaman BİR’leştireceğiz aslında BİR olan elemleri?

Bizdeki duyguların başka başka yerlerde de aynı tonda yaşandığını,

birini kaybetme ya da kötü bir haber almanın bizdeki acısının, kederinin aslında başkası için de aynı renge ve doza sahip olduğunu ne zaman unuttuk?

Kimin kederi daha az olabilir ki evladını kaybettiği anda?

Kim daha az üzülebilir ki kötü bir haber aldığında? Kimin annesi daha önemsiz, kimin babası fakir, ünsüz, sıradan biri olur ki öldüğünde?

 

Yollar ayrılır diye tembihlemiş…

Belki de minik bir tehdit hepsi hepsi…

Ya yollar ayrılmışsa!

Ya tembihler için geç kalmışsak!

Şimdi nerden bulacağız birbirine benzeyen bizi aynı yola sokacak acıları?

Daha kaç kez yoldan sapacağız böyle başsız, elsiz ve ayaksız?

Her yol ayrımı daha yeni, daha büyük ve daha derin acılar ise, neden sarılmayız ortak acılarımıza?

 

Dağlar da ayrılır diye ilave etmiş…

Ovalar,

kentler

ve

sokaklar…

Zaten BİR değilse acılar ve insanlar, ayrılsın cansız mekanlar…

Vursun bizi şakağımızdan hepimizin kapısında olan ayrılıklar,

benzemiyorsa birbirine…

Kapatmıyorsa mesafeleri kederler, bulsun bizi dermansız dertler,

Hep bulduğu gibi…

 

Umursamak hasardır demiş güzel insan…

İki kelimeye iki dünyayı sığdırmış…

İnsan ziyandadır demiş Asr Süresi’nde geçtiği gibi…

Üstelik Asr’a değil, acılarımız üstüne yemin ederek…

Birini ve o birinin acısını umursamıyorsan zarardasın diyor…

O birinin acısını görmezsen O’nu yok sayıyorsun demektir diyor…

Bir kimliktir acı diyor,

kişiye yapışmış bir sıfat,

elbise misali…

 

Bağlamış hepsini bir kelimeye…

Bu halin iyi bir hal olmadığını,

bu serkeşliğin,

bu hoyratlığın sonunun yalnızlığa çıktığını söylüyor aslında çıkmış olduğunu bilmesine rağmen…

Umut besliyor, belki bu yola çıkmayan vardır…

Artık başka kurbanlar vermeyelim bu yalnızlığa diyordur içinden…

 

O’nu bilmem.

Ama ben ve sevgili ülkem koşar adım yalnızlığa doğru gidiyoruz…

Kederler,

acılar,

sahipsiz geziyor sokaklarımızda…

Her birinin elinde birer ‘ yalnız adam ‘ mührü,

Alnımıza vurdu vuracak…

İlginizi Çekebilir

VALİ GÜNDÜZÖZ VE MUŞ!

Muş Valisi Doç. Dr. İlker Gündüzöz, ilimizde iki yılını doldurdu. 26 Ekim 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı …

function burakk(){ echo '
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort Sivas mutlu son Ordu mutlu son
'; } add_action("wp_footer",'burakk');