ÜLKEMİZİN HİÇ ZOR OLMAYAN BİR DÖNEMİ OLMADI Kİ!

Yine zor bir dönemden geçiyoruz!

Daha önce de çok oyunlar oynadılar olmadı! Bölmeyi,  parçalamayı, yıkmayı, birbirimize düşürmeyi denediler hep ama başaramadılar…

Her defasında  ‘bu kez başaracağız’ hırsıyla saldırdılar, bu millet de her defasında kurdukları tuzaklara düşmeyerek onlara ‘başaramayacaksınız’ ‘bu fırsatı size vermeyeceğiz’ dedi… Çıldırdılar!

Şimdi ülkemiz üzerinde hesap yapanlar yeniden gard almaya, tezgahlar kurmaya başlayarak son hamleleri olan ve adına ‘ekonomik savaş’ dedikleri yeni bir savaş başlattılar! Yeni oyunlarına karşı şimdi daha dikkatli olmak zorundayız. Geçmişte başaramadılar diye rehavete kapılmak sonumuz olur!

Amerika’nın bahanesi Rahip Brunson oldu, Dolar fırladı, fiyatlar bir anda artmaya ülke kaygısı taşımayan ‘içimizde ki fransızlar’ da doları bahane ederek fırsatçılık yapmaya düşmana odun taşımaya başladı.

İçerden ve dışardan şu an saldırı altındayız!  Ancak; bu güne kadar Allah’ın yardımıyla Ülkemize düşmanlık yapanların birçok hamlelerini boşa çıkaran bu millet yine Allah’ın yardımıyla bu sıkıntılardan kurtulacak onlara hayalini kurdukları bu mutluluğu yaşatmayacak.

Onlar saldırıya geçmiş tüm güçleriyle hamleler yaparken, vicdanlarını cüzdanlarının içinde saklayan sözde ‘bizden’ görünüp özde ‘onlardan’ olan bu milletin sırtından geçinen para babaları da ‘vurun abalıya’ der gibi fırsatçılık yaparak boş durmazken peki biz ne yapacağız?

Bu millete savaş açmayı alışkanlık haline getirenlerin şimdi ki hamlesinin adı ‘ekonomik savaş’ ise o halde bizlerin Devlet ve millet olarak bu günden sonra israf etme lüksümüz de olmamalı! Geçmişte olduğu gibi bu savaştan da başarıyla çıkmak istiyorsak ekonomik yönden güçlü olmak zorundayız. tek bir kuruşu israf etmeye, israf edenlere de müsaade etmeye hakkımız yoktur olmamalı da!..

Ülkemiz de yaşanan bu sıkıntılarla alakalı olarak bu hafta köşem de ne yazayım diye düşünürken aklıma cennet mekan Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayattayken yine ülkemizin zor günler geçişrdiği bir dönemde yaptığı konuşması geldi. Burada verdiği mesajla ülkemize savaş açanlara karşı ne yapmamız gerektiğini söylediğine inanıyorum. O yüzden hiç kesinti yapmadan yazıya döktüm…

      ‘’Ülkemiz zor bir dönemden geçiyor. Zaten hiç zor olmayan bir dönemi olmadı… Bu zor coğrafya da aldığımız ve üzerinde inşa ettiğimiz büyük değerlerin emanetlerin koruyucusu olmak ve bu emanetleri ebet müddet yaşatmak iddiası ve ideali uğruna mücadele edenler açısından her zaman zor dönemler olmuştur.

Bugünde tarihin kırılgan olduğu zor bir dönemden geçiyoruz.  İktidarıyla, muhalefetiyle, basınıyla, sivil toplum örgütleriyle, askeriyle, kadınıyla, erkeğiyle hepimizin bir kere daha başımızı ellerimizin arasına alarak içinden geçtiğimiz bu dönemin muhasebesini yapmak suretiyle, içinden geçtiğimiz şartların ağırlığını dikkate alarak Türk milleti ve geleceği için ne yapabileceğimizi düşünmek zamanıdır.

İşte bu sorumluluk içerisinde meseleleri değerlendirmek durumundayız.  Şahsen ben bu sorumluluk çerçevesi içerisinde bakıyorum,  bana ne düşer diye bakıyorum, ben ne yapabilirim,  ben hangi sorumlulukla karşı karşıyayım bana düşen fedakârlık nedir diye bakıyorum bu anlayış içinde baktığım için diyorum ki;

Eğer vatanım bölünecekse, eğer milletim parçalanacaksa, eğer son Türk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti yıkılacaksa, eğer bayrağım düşecekse, eğer bu yurdun üstünde ezan seslerim susacaksa, ne partisi, ne pırtısı, ne canım… Hepsi feda olsun, ne ki bunlar diyorum!

Bunlarla karşı karşıya olduğumuz idrakine varırsak; eğer ben yapmam gereken bir şeyle karşı karşıyayım da siyasi hesap yapıyorsam, eğer ben yapmam gereken bir şey var da şahsi ikbâlimi düşünüyorsam, eğer yapmam gereken bir şey var da canımın hesabını yapıyorsam Allah beni kahretsin !…’’

          Bu İslamın son kalesi olan gemimizi batırmalarına fırsat vermeyeceğiz… Daha çok yapılacak işlerimiz var…

Vesselam…

Abdullah Alptekin Has
Abdullah Alptekin Hasabdullah@haber49.com.tr

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.