ÖLÜYÜ CANLANDIRMA KERAMETİ

Bu yazıma gezi izlenimlerinden Bursa’daki Sınav Okulları ve sahibi hemşerimiz Sayın Gıyasettin Bingöl Bey’den kısaca bahsetmek istedim.  Yetmişli yıllara kadar giden arkadaşlığımızın hatıralarını yad edip geçmiş güzel günleri bugünmüş gibi yaşadık. Sağ olsun, lütfedip bize zaman ayırdı. Sahibi olduğu Sınav okullarının birkaçını gezdirdi. Okulları gezerken bir hatıram aklıma geldi.

Yıllar önce Bitlis’in Norşin Beldesinde, Abdurrahman-ı Taği ( ks ) Hazretlerinin kabrini ziyarete gitmiştim. Kabristanda rastladığım yaşlı bir amcaya sormuştum;

  • Amca bey burada yatan evliyanın kerametleri var mıydı? Bildiklerini bize anlatsan…

Amca bey geriye yaslandı. Manalı gözlerle bize bakarak;

  • Evlat dedi. En büyük keramet ölüye hayat vermektir. Bu insanda ölmüş insanları diriltirdi.

Biraz hayretle;

–     Nasıl amca. Öyle şey olur mu? Dedim.

–     Evet, olur evlat.  Niye olmasın ki. Bak dinle. Cahil insan ölü insandır. Cahil insan Kur’an’ın ilk emrine itaat etmemiş insandır. Bu doğrumu? Evet, İşte burada yatan evliya çevresindekilere İLİM ÖĞRETEREK VE TALEBE YETİŞTİREREK,  onların can bulmasına, insanların kötülük ve pislik içinden çıkıp hayat bulmasına sebep olurmuş. Ve can alıcı cümlesiyle sözünü noktaladı. BU KERAMET YETMEZMİ?

Cevabımı almıştım. Sessizce oradan uzaklaştım. Sınav Okullarında o ihtiyar amcanın can alıcı cümlesini gördüm.  O mevzubahis olan kerametin hayata nasıl uyarlandığını gördüm. Tarifinde zorlandığım muhteşem fiziki dizayn ve o kalitede öğretmen kadrosu, öğrenci kitlesi. Başarı düzeyi yüzde yüz. Adını unuttuğum bir okulu anlatırken; mezun kırk iki öğrencinin kırk ikisinindi istediği fakülteye girmiş olması.

Anaokulunu gördüm. Çocuklar cıvıl cıvıl… İstikbale hazırlayan bir dizayn. Orta öğretim hakeza… Öğrenciler kalite ve ciddi. Birazda eğitimciliğimden gelen gözlemimle o çocukların adeta yarınlarını gördüm. Gıyasettin Beyin anlatımlarından çıkardığım kadarıyla, ilmek ilmek işlenmiş bir süreç. Yaşayarak inşa edilmiş bir eğitim gök deleni. Kucaklayabileceği kadar gençlerin,  istikbale en güzel şekliyle hazırlanması… Öğrencilerine kendi çocuğu gibi bakan bir baba şefkati…

Hz Peygamber (SAV)’in esirleri, on sahabeye okuma yazmayı öğretmesiyle serbest bırakmasındaki sırrı yaşadım adeta.

İşte vatan sevdalısı tarifi, vatan perverlik izahı… Ben haklı yere bir Muşlu olarak Medar’ı iftiharımız dedim. Göğüs kabartan bir aktivite ve ekol, SINAV OKULLARI…  Rabbim başarılarının devamını nasip etsin.

SELAM VE DUA

Şeref Işık
Şeref Işıkseref@haber49.com.tr

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.