MUŞ-MİLLET-VEKİL(3)

Seçim konulu önceki iki yazıda halkın seçim ve adaylarla ilgili bakış açısına, Muş için öncelik arz eden yatırımlara, vekil adaylarının profiline ve halkın vekillerden beklentisine değinmiştim. Bu yazıda konuyu biraz toparlayıp sonlandıracağım..

Evet son yazımdan sonra geçen 2 haftalık süreçte partilerde mülâkatlar yapıldı ve seçimlere katılacak isimler netleşti. Partiler içerisinde en çok merak edilen liste Ak Partinin adaylarıydı. İktidar partisi ve ilimizden devamlı vekil çıkaran parti olması hasebiyle yazımı “Ak Parti-Muş”  bağlamında ele alacağım.

Ak Partide listeler netlik kazanınca aday listesinin ehillik, liyakat durumlarına ve temayülde çıkan sonuca göre değil kim çok oy getirir hesaplarına göre şekillendiğini gördük.! Aşiretçilikten şikayet eden halkın önüne bir kez daha aşiret seçeneği konuldu. Merkez, Hasköy, Varto ve Bulanık’tan oy getirecek aşireti olan kişiler tercih edildi. Şu saatten sonra oy verme tercihimiz yapılacak algı operasyonlarıyla beraber aşiretler arası çekişmeye endekslenecek. Ne yazık ki en çok şikâyetçisi olduğumuz aşiretçilik devlet eliyle zemin kazanmakta. Zaten Cumhurbaşkanının özenle ağırladığı, valilerin daimi misafiri olan “Kanaat Önderleri” gerçeği ortadayken farklı bir adım atılması beklenemezdi. Biz halk olarak liyakat, ehillik, çalışkanlık dedikçe partiler “fazla oy” dedi. Ve yine bizim değil “Merkez’in” dediği oldu.. Partiler halka sormadan yada temayül misali sormuş gibi yaparak bir aday listesi çıkarıyor ve “ benim adayım bu” deyip bizden oy istiyor. Bu sistemin değişmesi ve halkın tercihinin sandığa yansıdığı gibi aday seçimlerine de yansıması, şeffaflığın, adaletin gözetilmesi gerekiyor. Bir memleketin kaderinin mevzu bahis olduğu yerde aday seçimi bu denli basit ve yanlı hesaplar üzerine kurulmaması lazım.!

Ak Parti’nin 16 yıllık yerel yönetimine baktığımızda; 16 yıl evvel “işsizliği bitireceğiz, tarım ve hayvancılıkta kalķınacağız, Muş’u cazibe merkezi haline getireceğiz” deyip millete vekil olanların 16 yılda memleketi daha geriye götürdüklerini görüyoruz! Bugün hala 16 yıl evvelin vaatleri veriliyorsa bu bizim geri kalmışlığımızın en büyük göstergesidir. Başka söze de hacet yoktur.! Cumhuriyet tarihinin en güçlü yönetimi iddiasıyla 16 yıldır iktidarda olan Ak Parti  bu süre zarfında Muş’tan devamlı Vekil ve Belediye Başkanı çıkarmıştır. Sayın Erdoğan “Muş’un bir vekili de benim” demiştir. Bakanlar Muş’u su yolu etmiştir. Tüm bu gerçekler ışığında memleketimizin başlıca dertlerine deva olunamamıştır. Belediye Meydanında 5 yıl önce verilen sözlerin 5 yıl sonra başka bir seçim arifesinde tekrar verilmesi ve büyük alkışla karşılanması klasikleşen trajikomik bir durumdur. Bazı partizan, yalaka, menfaat gören, menfaat bekleyen ve aklı evvellerce memleketin durumu süt liman gösterilse de gerçekler ayan beyan ortadadır.! Ekonomi can çekişmekte, halk kıt kanaat geçinmekte, esnaf kazanamamakta, tarım hayvancılık bitme noktasındadır. Barajlar yapılmıştır ama halk elektriği pahalı almaktadır. Ova işletilememektedir. Hastahane yapılmıştır ama hastalar gurbette ölmektedir, ölmeyenler yakınlarıyla birlikte perişan olmaktadır. Halk istese de istemese de okul, yol, köprü, hastahane, araç gereç, kamu binaları vb yatırımlar devletin yapması gereken asli hizmetler olmasına rağmen 16 yılda yapılan bu tür hizmetler halka lütufmuş gibi gösterilmekte hizmet anlayışı bu ölçüde değerlendirilmektedir.. Oysa ki ilimiz sağlık, eğitim, ekonomi, yaşam standardı vb kategorilerde dibe çakılmış vaziyettedir.!

Filhakika tüm bu hakikatler ve öngörülerimden yola çıkarak memleketin yarınları için umut verici müspet bir izlenime sahip olmadığımı söyleyebilirim.. Az vakte kadar “Muş’un şu saatten sonra kaybedecek bir dakikası yok” deyip her şeye rağmen umutlarımı canlı tutuyordum. Ama……!

 

Ufuk Bayrak
Ufuk Bayrakufuk@haber49.com.tr

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.