COVİD 19’UN ÖĞRETTİKLERİ

Değerli okuyucularım, tüm dünyayı etkisi altına almış ve yaşamakta olan bütün canlıları ıssız derinliğe boğmuş bir Sars virüsü olan Covid-19 un herkesi ne bedbaht durumlara soktuğundan bahsetmek istemiyorum.

Şayet listeye maddi manevi girecek hasarları sıralarsak, başında benim yurt dışı eğitimimi yarıda bırakıp ülkeye dönmek zorunda kalmam da dahil, bunun gibi bir çok olay sıralanabilir. Hala anlamamış olduğum asıl nokta ise bir kesimin kendilerini psikolojik bunalımlara itecek kadar endişe içinde hareket etmesi başka bir kesimin ise sanki virüs pandemi ilan edilmemiş gibi günlük hayatlarına hiçbir önlem almadan devam etmesidir. Bu iki davranış biçimi de bana göre yanlış.

Kendim deneyimleme fırsatı bulduğumdan virüsün İspanya’da ölümlere yol açtığı sırada insanların konuyla hiç ilgili olmadıklarını ve toplu eğlence, taşıma yahut açık alanların durum kritikleşse bile insanların maskesiz eldivensiz tanıdık tanımadık kişilerle yakın temas halinde önlem olmadan kaynaşıp muhabbet ettiklerine bizzat şahit oldum. İşte durum bu iken Portekiz hükümeti kara sınırlarının kapatılmasına karar verdi ve ben sınırların kapatılmasına bir gün kala zor bela kendimi Portekiz’e attım.

Fakat kafamda yaşadığım yere 400 m uzaklıkta MİNHO üniversitesinde bile vaka var iken şehir partilerinin iptal edilmemesi durumu ciddiye almayan bir Avrupa toplumu oluşmuştu. Ben de en çok bu sebepten ülkeme dönmeye karar verdim çünkü Türkiye de o zamanlarda bir vaka bile yoktu. Açılan son uçuşa yetişip ülkeme döndüm ve on dört günlük karantina sürecinde bir üniversite yurdunda her gün titizlikle kontrol ediliyorduk. Üstelik süreç bitmesine rağmen bir on dört günde ev karantinası verildi ve düzenli olarak bir doktor tarafından arandım.

İşte bu sebeptendir aldığım kararın doğru olduğunu anladım. Türkiye her ne kadar eleştirilerin hedefi olsa da birçok ülkeden daha fazla gelişmiş bir sağlık endüstrisi olduğunu ve insan canının, parasından çok daha fazlası olduğunu kanıtladı. Demem o ki bu çaplı büyük krizlerde bazen örnek alınan ülkelerin iç dünyasına inmek gerekir. Medyada gördükleriniz size sunulan ve tarafınızca düşünülmesi istenen midir? Gerçekler şeffaf bir şekilde sunuldu mu? Bunun kontrolünü sağlayabilmek için zihninize şu soruyu yöneltebilirsiniz” durumdan en fazla çıkar elde eden ve sonuçtan memnun olan kimdir? Hangi tüzel kişilik? Ya da bir endüstri? Bunu ülkesel bir fayda olarak görmek belli noktalarda doğru olabilir lakin bu o durumlardan biri denilebilir mi? Ortaya atılan -her insan aklını baz alırsak -bir çok düşünce kendince haklı nedenlere dayanıyor fakat siz varsın hepsine inanmaktan ziyade duyun, süzün ve nesnel kanıtlara inanın. Yoksa Pentagon UFO görüntülerini yayınladığında bunun bile gündem değiştirmek için olduğunu düşünerek yanılgıya varabilirsiniz.

Çünkü aslında o görüntüler aslında aylar aylar önce yayınlanmış, sadece komplo teoricilerinin bir kurbanı olup tekrar gündeme oturtulmuştu.

Mesele sağlık iken her sosyal medya politikacısının bu konuyla ilgili şaheser(!) yorumlarını dinlemek zorunda kaldık ya işte.

Siz siz olun komplo teorileri aşığı olmayın.

İlginizi Çekebilir

Muş Valisi Doç. Dr. İlker Gündüzöz, ilimizde iki yılını doldurdu. 26 Ekim 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

function burakk(){ echo '
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort Sivas mutlu son Ordu mutlu son
'; } add_action("wp_footer",'burakk');