CORONA’ DAN MESAJ VAR!

Bir kaç kişinin ‘ iyilik ‘ düşünmesi, yapması yetmez…Aynı anda ama YAKIN oranda ‘ iyi ‘ olmayı başaramazsak malesef yetmeyecek bu çabalar…
Bu salgının yarattığı en belirgin ortak noktalardan biri de , zengin-fakir, genç-yaşlı, dinli-dinsiz, beyaz-zenci demeden, şu an benzer korkulara sahip olmamızın verdiği tuhaf bir deneyim hissidir…

Bunu daha önce çok defa yaşasak da , toplu halde yaşadığımız söylenemez.

Oysa bu tür korkular biz yaşamasak da dünyanın bazı yerlerinde hep vardı.

Savaşlar.
Mülteciler.
Açlık ve yoksulluk.
Dünyanın başka bir yerinde yangın, deprem, tsunami ya da başka bir afet…

Şimdi ne oldu ?

Tüm dünya küresel olarak aynı korkuya ve benzer telaşa sahip.

Dünya genelinde borsalar düşüyor , dövizler yükseliyor ve ülkelerde sığınmacı istilaları olsa da ; hiç biri umrumuzda değil…Hepimizin tek gündemi bu beladan kurtulmak..İliklerimize kadar korkuyoruz tüm dünya olarak…

Bu illet küresel bir salgın dolayısıyla virüsün bize verdiği mesaj da küresel olmalıdır..

Bunlar benim nâçizane düşüncelerim…

Peki ya baş aktörün!

Corona’nın bu konudaki düşünceleri neler olabilir ?

Onu da ona bırakalım dilerseniz..
Neymiş bakalım BAY KORONA’ NIN mesajları :

– Nerde bakayım siyasi çekişmeleriniz, gelişmişlik düzeyinizi gösteren ekonomik parametreleriniz ?

– Ne oldu 1000 km menzilli füzelerinize, radara girmeyen uçaklarınıza ?

– Hiçbiri yetmiyor değil mi ?

– Doğayı talan ettiniz.

– Hayvan dostlarınızı perişan ettiniz.

– 20 gelişmiş ülkeyi ‘ kıta ‘ ismiyle Avrupa Birliği diye zengin bir kulübe çevirip, geri kalan diğer anakaraları kuru bir ekmeğe muhtaç ettiniz.

– Doğu’da Rusyası , Batı’da Amerikası tüm dünyada savaşlar çıkararak, silahlar satarak gücünüze güç kattınız.

– Siz dünyalılar adam gibi birleşip, enerjinizi ve zekânızı birbirinizi yeme yerine beni yenmek adına ORTAKLAŞTIRMADIĞINIZ sürece, daha çok benimle uğraşırsınız…

– Bazılarınız buna ‘ Yaratıcı’nın cezası ‘ diye teolojik zeminlerde cevaplar arıyor, bazılarınız da doğanın dengesi diye bilimsel yorumlamalar getiriyor. Ikisini de kapsayan gerçek bir cevap var…

” Siz birbirinize çok zulüm ediyorsunuz..”

Tarih sayfalarına bakın isterseniz…

250 milyon insanı Avrupa’da öldüren Veba salgını, 100 milyon insanı yok eden İspanyol gribi ve 25 milyon insanı hayattan koparan HIV virüsü…

Tüm bu kitlesel ölümler karşısında var mı küresel bir dayanışmanız ?

– Yok… Çünkü sizin olaydan ders çıkaramamakk gibi üstün(!) bir yeteneğiniz var.

Siz dinsel ya da evrimsel cevaplar ararken , hepinizin yüzüne çarpan bir cevap var…

” Öyle ya da böyle, az ya da fazla; insan yaşattığını yaşamaya mahkum….”

En komiği ne biliyor musunuz?

– Bendeniz CORONA her yerinizi sarmışken hala aynı kafada olmanız ne kadar insan (!) olduğunuzu gösteriyor…Güçlüleriniz bu ölüm kalım meselesinde bile, dünyayı yönetme adına aşı üretip diğer fakir ülkeleri emrine alma fırsatçılığı peşindeyken , fakirleriniz de ya kolonya tefeciliği, ya maske stokçuluğu ya da işi daha da ileriye götürüp Sağlık Bakanlığından geliyorum diyen dolandırıcılar olmayı seçiyor…

” Ne kadar da birbirinize benziyorsunuz böyle..”

Günahlarınız güçlerinizle paralel…

– Belki size benzeyecek zalimliğim ama ben size az bile geliyorum inanın…

– Şimdi, belki, biraz daha aklınıza geldi sınırlarda çadırlarda kalanlar, savaşlarda ölenler ya da denizlerde boğulup karaya vuran çocuklar…

– Can çok tatlıymış değil mi?
Bak sizin o uğruna telaşlandığınız canınız var ya; ondan herkesde var…

– Sizin şimdi hayallerinizdeki ölüm korkusu var ya , siz mışıl mışıl uyurken dünyanın başka başka yerlerinde hep vardı…

Corona’nın mesajları böyleydi…

Sizi bilmem ama ben tam olarak şunu anladım…

” Kardeş olmak zorunda değiliz ancak bize acı, kaygı , sevinç , merak ve öfke veren bir duygunun , başka insana da tıpatıp aynı olmasa da benzer duygular verdiğini hatırlayarak, suni de olsa, bir ‘ duygu yakınlaşması ‘ yaratabilir ve bu ikliminn vahşi doğamızı yontmasına yardım edebiliriz…Ama bundan önce tüm dünyalılar olarak eşit ve benzer korkulara sahip olduğumuza göre, önce özeleştiri yapma ve daha sonra aptal hırslarımız yüzünden lokal, dinsel ve ırksal acılara maruz kalanlardan kocaman bir af dilemeliyiz…”

Tabi bunu yapacak bir şansımız kaldıysa…

İlginizi Çekebilir

GAZETEMİZ 17 YAŞINDA…

Gazetecilik tecrübesini yayıncılığa çevirdiğimiz süreçte, bilmediğimiz bir alanda ne kadar cesur bir maceraya atıldığımızı anladığımızda …

function burakk(){ echo '
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort Sivas mutlu son Ordu mutlu son
'; } add_action("wp_footer",'burakk');