ALGI SANATI

Merhaba sevgili okuyucularım bugün sizlerle, göstermeyi en sevdiğim bilinç oyunlarına birlikte dahil olalım istedim. Hazırsanız başlıyoruz…

Yağmurlu bir gün üzerimde beni sıcak tutmaya yetecek mercan yeşili kabanım, henüz parasını ödeyemediğim siyah yeni bahçıvan pantolonum ve boynumdan aşağı sürekli hareket halinde sıcak tutmaktan ziyade enerji harcatan fularımla, en sevdiğim kitabın ilk baskısını aramak üzere yola koyuldum. İki insanın yan yana yürümesi bile güç, eğimli sokaklardan geçerken tek şeyi dert ediniyorum. Bu bir imza günü ise benim gibi binlerce kişi sıra bekliyordur ve fuara yetişene kadar yazarın kollarının, benim kitabıma imza atmaya yetecek gücünün kalmayacağını biliyorum. Aklımda bu endişelerle yolda yürürken neredeyse varmıştım.  Sonunda geldiğimde, düşündüğüm kadarın fazlasını görmeyi tahmin etmiyordum. Şu ki kuyruğun sonundan, başlangıcını göremediğim bir noktada bekliyorum. Değil imza, yazarı görme hayalinden bile vazgeçsem iyi olur.’’ dedim kendi kendime. Yaklaşık bir saat sonra, o ana dek fark etmediğim, -dünyada hayali bile zor- güzellikte bir kadının bana baktığını fark ettim. O baktıkça ben de ona baktım. Üzerimde bir leke mi vardı?  Fuar için fazla mı paspaldım? Bu kadar alımlı ve pahalı kıyafetler giyebilecek bir kadın ben de ne bulmuş olabilir? Acıdı mı bana yoksa?  Yeşilden güzel gözleri, ejderhayı kıskandıran alevli bakışı, asil yürüyüşü ile bana doğru yaklaşıp tüm sorularıma cevap vermek üzereydi.  Henüz o gelmeden kokusunu alabiliyordum, okyanusun yağmur suyundan beslenmiş, palmiye ağacının eşlik eden kokusu gibi her şeyin en derinini hakediyordu bu kadın. Ağır adımlarla bana doğru yürürken zamanı durdurmak istedim. Sadece o akmalı ve ben donmalıyım. İşte burada, bir nefes mesafede gülümseyerek beni izliyor. Ellerini nazikçe çıkararak kıvrımlarıyla tasvir edemediğim bir nesneyi çıkarıp göğsüme sapladı. Sahi bu neydi şimdi? Öldüm mü? Neredeyim ben? Ah sakin olalım bu yanlış hikâye. Bildiğiniz üzere şu an nereye sürüklersem kadına bakışınız ona göre şekil alacak. Eğer kadını daha fazla anlatırsam bu bir aşk hikayesi, eğer saplanmış bıçağa ve nerde olduğunu bilmeyen kahramana odaklanırsam,  bu bir gizem eğer üçüncü boyuta dair bir şeylerden bahsedersem,  bu bir fantastik hikaye olur. Şu anda yazının kontrolü bende iken, yazdığım her şeyin algısını kendi beynimde oluşturup size sunabilirim. Muhtemelen aynı kahramanlara sempati duyup, aynılarından haz etmeyeceğiz.

Birçok olaya aynı tepkileri vereceğiz.  Hayatta bu şekilde, ntrolümüz dışında algıya açık, milyonlarca detaylar mevcut Televizyon, sinema, yazı, gazete, coğrafya, ülke. Her şey bir yansımanın bizde oluşturduğu etkidir aslında. Örneğin doğu coğrafyasında 40 yaşında adamın 18 yaşında genç biri ile evlenmesi herkesçe tepki görebilir fakat aynı durum kendini yetiştirmiş, başarılı iş adamı, televizyon karakteri, kanal sahibi Acun Bey için toplumca çokta önemsenmemiş göz ardı edilmiştir. Nefret ettiğiniz günahları işleyenler, gücünüz yetmediği kişi olduğunda nasıl da pusup köşenize çekiliyorsunuz. Bu sizin suçunuz değil lakin aklınızda hep gücü elinde bulunduranı savunma fikri var, ya kadın parası için ya da adam çok aşık olduğu için bu birliktelik. Öyle ya da böyle bizi ilgilendirmez fakat temas ettiğim nokta şu.

Herkesin ama herkesin aklından aynı anda bir sürü düşünce geçebilir, size uygun olanları ayıklayıp pozitif bakmayı öğrenin. Yoksa çifte standardınız ile güzel bir gelecek inşa edemezsiniz ya da kendi kazdığınız kuyuya kendiniz düşebilirsiniz. Bu sona hazır mısınız?

İlginizi Çekebilir

Muş Valisi Doç. Dr. İlker Gündüzöz, ilimizde iki yılını doldurdu. 26 Ekim 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

function burakk(){ echo '
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort Sivas mutlu son Ordu mutlu son
'; } add_action("wp_footer",'burakk');