50’Lİ YAŞLAR

Zaman öyle çabuk geçiyor ki hızına yetişemiyoruz… Pazartesi ile başlayan hafta bir bakmışsın hafta sonuna gelmiş. Zaman, günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları adeta kovalarcasına hızla ilerliyor. Ne ara geldim ben bu yaşa diye hayıflanırken birden 70 yaşında olan annemi düşündüm. Yüzündeki kırışıklıklar artmış, hareketleri yavaşlamış, orası burası ağrısa da çevresindeki yaşlılara göre maşallahı var annemin. Ben o yaşa geldiğimde neler hissederim acaba diye de içimden geçirdim açıkçası…

Her yaşın ayrı bir güzelliği vardır derler ya kesinlikle katılıyorum. Nasıl bu yaşa ulaştığımı anlamasam da 50 yaş harika bir yaş. Kendi adıma itiraf etmeliyim ki kendimi bulduğum, hayatın tadına vardığım, kendimin öncelikle değerli olduğunu fark ettiğim yılların başlangıcı bu yaş.

Bu yaşlarda insanların ne düşündüğünü artık pek fazla  umursamıyor, abuk sabuk şeylere kendini eskisi kadar üzmemeye başlıyorsunuz. Hayatımdaki insanları olduğu gibi kabul ediyor olmam benim için en önemli  bir nokta oldu. Açıkçası bu durum insanı çok rahatlatıyor, huzur veriyor.  50 yaşını beklemeye gerek yok fakat zamanında ben bunu uygulayamadım ne yazık ki.

Görüşmek istemediklerini eliyorsun. “Ama ayıp olur” devri 50 yaşla son buluyor. Bazen çevremizde öyle bencil olan insanlar var ki hep ben konuşayım, hep benim dediğim olsun, hep ben ben… Valla böyle insanlarla irtibatımı mümkün olduğunca kesiyorum.

Geçmişte yaptığın hatalardan ders çıkarıyorsun, hayır diyebilmeyi öğreniyorsun.

Kafana taktığın şeylerin sayısı azalıyor. Artık hiç bir şey sağlıktan kendi mutluluğundan önemli olmuyor.

Her şeyi problem eden, dedikoducu, herkesi kötü anlatan, kısacası ruhunu daraltan insanlarla görüşmek zorunda olmadığını fark ediyorsun. Böyle insanları rahatlıkla hayatından çıkarmayı öğreniyorsun. Zamanımı ve enerjimi çalan insanlara yer  yok.

Sağlığına her zamankinden daha fazla dikkat ediyorsun. Kilo vermeyi, güzellik için değil sağlık için istiyorsun çünkü çevrende kilosundan  ötürü şeker hastalığı, kalp hastalığı gibi hastalıkları olanları fark ediyorsun.

İnsanın ilk yirmi yılı hiç bir şey anlamadan aileye topluma kendini kanıtlamakla, ikinci yirmi yılı iş güç çoluk çocuk aile içi çatışmaların idare etmekle, on yılı ise olgunlaşmak ve sevginin salt sevginin değerli olduğunu anlamakta geçermiş.

Değer verdiğiniz sevdiğiniz arkadaşlarınızın değerini daha çok anlıyorsunuz. onlara layık olmaya çalışıyorsunuz. Ben buna son zamanlarda daha çok önem vermeye başladım ve böyle arkadaşlarımın her şeyin en iyisine layık olduklarını düşünüyorum.

Çocuklarımızı büyümüş, kendi ayakları üzerinde durmaya başlamış. Bizim de artık kendimize daha çok zaman ayırdığımız yaş dönümü bu yaş. Çocuklarımızın doğup büyüdüğü yıllarda hayatımız sadece onlardı. Hayatımızı onlara göre planlamıştık. Yemek onların sevdiği şekilde yapılıyor, gezme onların istediği yerlere yapılıyor, Televizyonda onların sevdiği kanallar açılıyordu. Çocuklar büyüyüp evden ayrıldıklarında ilk zaman boşluğa düşüyorsunuz fakat sonra kendinize ayırdığınız zamanı iyi değerlendirmeyi öğreniyorsunuz.

Yemek tarifi yada başka bir şey danışmak için annemi arıyorken, şimdi kızımın ve oğlumun bana danışmalarından memnunluk duyuyorum. Şu an sahip olduğum bilgi ile kendimi çok daha iyi hissediyorum.

İkinci bir okul, eğitim, kurs ya da içinizdeki ukde kalmış her şeyi yapmak için 50 yaş en ideal yaş açıkçası. Fırsatlar dünyası 50 yaşınızı doldurduğunuzda açılabilir. Bilginiz ve birikiminiz, artık yeterli zamanı ayırabilmenizle birleşince çok daha verimli olabiliyorsunuz.

Başkalarının  hatalarından ve yaşadıklarınızdan ders çıkartarak aynı hataları tekrarlamamaya dikkat ediyorsunuz. Karşınızdaki insana  daha anlayışlı olabiliyorsunuz. Örneğin sizi  eleştiren birisinin samimiyetini görebiliyorsunuz. Bu eleştiri maksatlı ise kişiye bakıyorum, zavallı diye içimden geçiriyorum. Zaten sorunlu bir insan, kendini bu şekilde rahatlatıyor olmalı düşüncesiyle söylediklerinin fazla üzerinde durmadan konuyu kapatıyorum.

Sonuç itibariyle bugün hayatıma baktığımda mutlu bir kadın görüyorum. Geçmişte yaşadığım kalp kırıklıklarım var. Artık onları umursamamayı öğrendim. Sanırım bunun için bu yaşlara gelmem gerekiyormuş.

Hayat şikayet edecek, birbirinizi üzecek kadar uzun değil. Kalan hayatımızı çok daha mutlu ve verimli geçirmek gerektiğini düşünüyorum.

Mutlu ve sağlıcakla kalın…


Ataköy escort bayan
Beldibi escort bayan
escort

İlginizi Çekebilir

SİYASET RANT KAPISI MI?

Eskiden siyasetçiler, seçmenle yüz yüze temasa geçer, onların gönüllerini almak için mahalle mahalle, belde belde, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

function burakk(){ echo '
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort Sivas mutlu son Ordu mutlu son
'; } add_action("wp_footer",'burakk');