Fundamentalizm ve Küreselleşme çıkmazı « Haber49 Gazetesi

Fundamentalizm ve Küreselleşme çıkmazı

Bu haber 26 Haziran 2019 - 8:07 'de eklendi ve 87 views kez görüntülendi.

Her iki kavramı da dünya ölçeğinde değerlendirecek olursak belirli bir noktada karşımıza cıkmış, bir şekilde etki etmiş ve süreci şekillendirmiştir.

Küreselleşme ürünlerin, ideolojilerin, kültürlerin  global değişim, iletişim, dönüşüm, süreçleri olarak tasvir edilir. Bu tabir ile birlikte her türlü uluslararası faaliyette eşi benzeri görülmemiş bir etkileşim hızından özellikle günümüz dünyasında rahatlıkla söz edebiliriz.Peki bu etkileşim büyük ekonomik güçlerin, yüksek teknoloji ülkelerinden henüz Wallerstein’in tasfir ettiği merkez ülkelerden yarı çevre ve çevre ülkelere doğru bir akış izlemeyecek midir? Tüm bu toplumsal karmaşa içerisinde “of good quality” hedefleyen küreselleşme olgusu bir takım sosyo-kültürel etkinlikleri yok etmeyecek midir? Işte bu noktada kökten dinci haraketler ile tekdüze yaşamsal bir öze de düşünsel, ev sahipliği  yapmış-fundamentalizm’e ortam sağlayan da küreselleşmenin imkânlarıdır diyebiliriz. Her iki kavramında bir yönlendiriciliği vardır. Insan ilişkileri gelişmeye başladığında ticaret evrenselleşti ve ekonomik diyalog kendiyle beraber gittiği her mahala dini, dili, ırkı, kültürünü de beraberinde götürmüş oldu.

Bu süreç bazı insanlar için kişisel katkı niteliğindeyken kimileri içinse bağlı bulundukları etnik  kökene olan mensubiyetlerini yitirmeleri anlamına gelmekteydi. Fakat sonucun ne olduğundan bağımsız olarak konuşacak olursak, iki kavram içinde amaç insanların hakimiyet ve yönetim alanını başka kimselerin özgürlük standartlarında yaşamak istememelerinden kaynaklanabilir. Buna örnek verecek olursak kurtuluşu kendi din misyonerliğinde görmüş Haçlılar adı altında birleşmiş Avrupalı Katolik Hristiyanların Haçlı seferleri (1095-1272), aynı doğrultuda etki alanını arttırma ve korunmak amacıyla yapılmış 625 UHUD İslam savaşı radikalizmin tarihte ki tekerrürünü bizlere açıkça göstermektedir. Velhasıl yeni tanıtıma girmiş son model bir telefon bile şirketi tarafından diğer ülke pazarlarına sunulur ve çok satılıp yine herkes tarafından kullanılması amaçlanır  . Bu sonuçlar bize her ne kadar farklı canlı yaşayış biçimi olsa da bir noktada toplumlar en’i keşfetmekle beraber yine aynı doğrultuda ilerleyecektir.Şayet ki sonucu hızlandırmak için yapılmış eylemler süreci hızlandırdığı kadar kanlıdır da. Tarihte radikal eylemlerin bir çoğu insan ölümleri, kıyımları ile sonuçlanmıştır. Fakat ben Nazi Almanyası Hutu -Tutsi çatışması kadar geriye gitmeyip 15 Mart 2019 Cuma Yeni Zellanda terör katliamının da, zihniyetin arkasında yatan nedeniyle, artan uzlaşmacı toplumdan giderek uzaklaşma olduğu kanısındayım.

Ülkeler genç beyinleri asker, politikacı, hukukçu, yahut uyrukluğu bulunduğu ülkenin vergi veren vatandaşı olmaktan farklı görürlerse nitekim dünya ve insanlık için nice hoşgörülü ,refahı yüksek anlayışlı, huzurlu bir ortam sunulabilir. İki karşıt kavram, fundamentalizm ve küreselleşme arasında ki rekabeti fundamentalizmin kazandığını varsayarsak bunu yaradılışın fıtratına ters görecek sistemde ayaklanıp parlayarak kendi doğrularını yaşamaya çalışacak bir çok insana rastlayacağımız bize tarihin kattığı tecrübelerden biridir. Bu nedenle şahsi kanaatim mücadeleyi %100 oranla her ne kadar geç olursa olsun küreselleşen ,birbirine entegre bir dünya toplumuna ulaşacağı yönündedir. Bana katılmayıp kavramlar arasında çatışmadan çok uyum olduğunu düşünenler de vardır elbet , fakat birbirlerinin gelişimine yardımcı olsalarda totalde bu iki kavram oldukça uzak ve rekabet halindedir.

Ülküm Çarbuğa
Ülküm Çarbuğaulkum@haber49.com.tr

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.