‘DUNNİNG – KRUGER SENDROMU”

Dunning – Kruger Sendromu” bizde ki tanımıyla ”Cahil Cesareti” demek. Bu sendroma sahip kişiler yeterli bilgi ve beceriye sahip olmadıkları halde kendilerini yeterli ve kusursuz olarak görürler. Yaptıkları en sıradan iş onlara göre çok büyük ve önemlidir. Yaptıkları herhangi bir işte çok iyi olduklarına inanan bu ”yetersiz kişiler” kendisini övmekten, devamlı ön planda olmaktan ve altından kalkamayacağı büyük işlere talip olmaktan hiç geri durmazlar. Hatta bunun sadece kendilerinin hakkı olduğuna inanırlar. Kalkıştıkları en sıradan bir işi büyütür, hiç bir şey yapmadan çok şey yapmış gibi bir algı yaratmaya çalışırlar… Herhangi bir alanda uzman olan kişi farklı uzmanlık alanına girmezken bu sendroma sahip olanlar üstün fikirlere sahip olduğuna inanır ve hemen işe burunlarını sokarlar.. Söyledikleri bir yalanı daha sonra hiç dememiş gibi inkar eder, yalanını yüzüne vuranları iftira atmakla suçlarlar. Ve o kişiye bel altı vurmaya çalışırlar. Başkalarının niteliklerini küçümserler.!
Ehil, eğitimli, donanımlı, başarılı insanların ön plana çıkmayıp, başarılarını övmekten kaçındığı ve toplumdan da gerekli değeri görmediği bir ortamda işte bu cahil ve hadsiz kişiler doğal olarak daha çok toplumda yer buluyor, tabiri caizse ”atlarını istedikleri gibi oynatıyorlar.”

Donanımlı insanlar görev almaktan imtina ederken, meziyetlerinin farkında olup övgüye, ön planda olmaya tenezzül etmezken Dunning Kruger Sendromuna yakalanmış kişiler bunun tam tersi şekilde davranıp topluma büyük zararlar veriyorlar… İşte ilimizdeki türlü problemlerin yanında bir de bu sendroma sahip insanlardan kaynaklı büyük bir problem mevcut.. Burnunu üzerine vazife olmayan her işe sokan, karıştıran, bozan, fitne yaratan, alkışlarla yaşayan ”faydalı olmak istiyorum” deyip de zararın alasını verenlerin sayısı hiçte az değil… Tabi bunda diğer sebeplerin dışında gerçekten konusunda uzman, eğitimli, kültürlü insanların ve o sendroma sahip kişilere alkış tutanların payı çok büyük… Değer yargılarımızın kaybolmaması, toplumun hızlı yozlaşmasına engel olunabilmesi için meydan bu cahil ve hadsizlere bırakılmamalıdır. Bunun için samimiyetle, gayretle, cesaretle sahada olunmalıdır.!
Makalemi İsmet İnönü’nün şu önemli sözüyle noktalamak istiyorum; ”Bir memlekette namuslular namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memlekette kurtuluş yoktur.!”

Ufuk Bayrak
Ufuk Bayrakufuk@haber49.com.tr

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.