BİLGİ VE FİKİR FUKARALIĞI

Birkaç saat önce yazacağım yazının konusunu tespit ettim. FİKİR SOHBETİ yada TARTIŞMAK… Facebook’taki bir kaç arkadaşıma “Tartışma” nedir diye sordum. Aldığım cevapları aynen geçiyorum.

– Birbirine aykırı görüşleri, karşılıklı savunmak…

– Beğenmediği bir görüşü uygun bilgi birikimiyle çürütmek…

– Bir sorunu çözmek için fikir beyan etmek…

Bunlara benzer bir kaçı daha vardı.. Ama hepsi de FİKİR odaklı.

Fakat ben geçenlerde başka bir dille konuşulan fikir tartışmasına şahit oldum. Taraflar arasında fikir sohbeti (!)

“Kes sesini”

“Terbiyesizlik etme, ahlaksızlık etme.”

“Sensin ahlaksız”

“Pislik”

‘’Sensin pislik’’

Üçüncü bir kişi ve ben araya giriyoruz.. Tartışma dışarıda da devam etmemesi için iki saat dil döküyoruz.. Barışmayı biraz daha sağlamlaştırmak için gecenin geç saati. Açık bir lokanta arıyoruz. Sahur niyetine gidip bir güzel paça yedik. Neyse ki tartışma tam bitti. Olan bizim cebimizdeki harçlığa oldu.

Konu, herkesin malumu SİYASET…  Eğer kavgaya kadar gidiyorsak orada bir eksiklik var demektir. KAFA kuvvetine güvenen, KABA kuvvetine müracaat etmez. Adam gibi fikrini ortaya koyar. Zaten küçük bir şehir…  Çıkardığımız tatsızlık yerinde kalmaz. İster istemez akraba gurubuna da sirayet eder.

Yukarıdaki yaşadığımız olay, öyle sıradan insanların arasında geçmedi. Güya okumuş iki arkadaş arasında vuku buldu.   İsterseniz dünyanın en parlak fikirlerini tartışın fark etmez, isterseniz birkaç diplomanız olsun. Fark etmez. Önemli olan insani bir duruş sergilemek… Dikkat ediniz hayvanların tartışması silahlarıyladır. Bu boynuz olur, ağız olur, kaka olur, zehir olur, hiç fark etmez.  Neticede silahına sarılıyor mu? Evet. Bitti o zaman. İnsanın bu mahlûkattan ayrı olması lazım… Bir üç örnek ama bundan başkada anlatacak örnek bulamadım. Mazur görün. Lakin fikirlerin tartışıldığı bir ortamda “pislik-sensin pislik, sen kaç kuruşluk adamsın, sen kimsin ki,”  gibi sözler harcanıyorsa ortada kapasite problemi var demektir. Yani bilgi ve fikir hazinesi boş…

Gelelim bir diğer noktaya, kendi fikrini savunmak yerine bir başka fikirden nefret etme üzerine kuruyor bir grup insan duruşunu. Nefret ve fikir birlikte anılacak şeyler değil ama o hale getirdiler işi biraz. Buda acizliktir. Kendi fikrini savunamayınca karşı fikri iftira ve yalanlarla süslemek zorunda kalıyor.

Arkadaşlar, eğer bir insan kendi fikrinin ağırlığını ve haklılığını savunamıyorsa o adam her çeşit yalanı ve iftirayı rahatlıkla çekinmeden söyler..

Netice olarak derim ki; kedinizi yetiştirin. Hangi fikirde olursak olalım. Dolaysıyla da hem kelime hazinemiz gelişecek hem de kendimizi anlatmaktan karşı fikri kötülemeye ve hakarete zaman kalmaz.

Keşke saygın olmak,  hala kıymetli olabilseydi bizde… Kaybetmişiz gibime geliyor…

Selam ve dua ile…

Şeref Işık
Şeref Işıkseref@haber49.com.tr

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.