ADAB-I MUAŞERET ADABINDA GENÇLİK

Adab- ı Muaşeret  ve ahlâk kaideleri öğretilmeli, bilhassa varlıklı aileler, çocuklarının, akranlarına kaba ve kibirli davranmalarına mani olmalıdırlar. Zira bunlar zamanla huy hâline gelir.

Altın ve gümüşün zenginliği gider, lâkin edebin zenginliği hep baki kalır. Dolayısıyla müminler, olarak, edep kaidelerini öğrenmeli, bunları canlı tutmaya özen, göstermeli ve başkalarına ‘da bizzat yaşayarak örnek olmalıyız. Zamanımız asrı saadetten bir hayli uzak modern zamanın ekolojik bozukluğu deformite olmuş yozlaşmaya yüz tutmuş bir nesil ortaya çıkarttı. Şimdilerde hep, eskiler aranır olmuş orta kuşak birey ve ebeveynlerde genç kuşaklardaki bu muaşeretsiz tutum ve davranışların bu hale gelmesinde başta anne ve baba; Yakın çevre mahalle, okul ve akranlarıdır. Zamanla bu hale gelen genç kuşak ilerideki, yaşam dünyasında aileyi dışlama farklı amaçlar edinme stratejisi ile kötü çevreye yönlenme, kendi öz kültüründen uzaklaşarak zamanla kendisini ve ailesini uçuruma sürüklemektedir.

Teknolojinin getirdiği yeniliklerin yanında felaketleri gözle görülmeyecek kadar bizleri kör etmiş adeta kendine sigara gibi bağımlı kılmış ve yetmemiş gibi aile fertlerinde çocuğum bir zarara sebebiyet vermesinde alayım kurtulayım mantığını oluşturup toplumu canına susamış hale sokmuştur.

Zamanla gençler arasında uyuşturucu müptelası akabinde gayri meşru işler toplumu akabinde memleketimizi eskiyi arar hale getirmiş. Saygı ve edebin kuşaklar arasında zincirleme bir düzen dini, kültürel, gelenek ve göreneklerin topluma hakkıyla empoze edilememesi… Zengini fakiri ayırt edilmeden hakkıyla kuşaklara aktarılması gerekmektedir. Nitekin Bir toplumda, adab ve erkâna riayet edilmiyorsa, orada ahlâkın varlığından bahsedilemeyeceği gibi; âdâb-ı muaşeret ve ahlâka önem verilmeyen cemiyetlerde, insana, dolayısıyla hukuka saygıdan, nizam ve intizamdan bahsetmek de mümkün olmaz. Denilebilir ki, Allah katında geçerli ve mükemmel bir din olan İslâm, – Kur’an ve sünnet bütünlüğü içerisinde – kulun Allah ile ilişkilerinden tutun da aile içi ve aile dışı tüm sosyal, hukuki ve siyasi ilişkilerine varıncaya kadar; sosyal yardımlaşmadan, insanların birbirlerini sevip saymalarının şekillerine; şahsî hayatın arz etmesi lâzım gelen özelliklerinden, içtimai hayatın detay sayılabilecek yönlerine varıncaya… Hatta bir saha binin deyişiyle, tuvalete girip çıkmanın adabına varıncaya kadar cemiyet hayatında gerekli her türlü muaşeret adabını ortaya koymuştur. Kısacası bu ritüeller muaşeretsiz şekilde topluma yayılırsa akabinde bulunduğumuz zamanı mumla arar duruma geleceğimiz ve bulunmaz nimetten olacağımız aşikârdır.

Serkan Güresmer
Serkan Güresmerserkan@haber49.com.tr

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.