SOSYOLOJİ BAĞLAMINDA KURBAN BAYRAMI VE COVİD-19

Kurban Bayramı bu sene, dünyada başgösteren COVİD-19 salgını sebebiyle, diğer yıllardan farklı geçti. Müslümanlar Allah’ın emri olan kurban kesmenin yanında yine Allah’ın emri olan hem kendi sağlığına dikkat etme hem de başkasını tehlikeye atacak bir eylemden geri durmak gibi bir sorumluluğu vardı bu sene. COVİD-19 ağırlığı bir gram bile olmayan, gözle görülemeyen bir virüsün kolayca insanlar arasında dolaşması birçok değişimde tetikleyicisi oldu. En basit örneğiyle ölümler arttı, insanlar dışarı çıkamaz oldu, devlet politikaları değişti vb. Bu değişimler çerçevesinde akıllarda bir soru ortaya çıktı. Kurban Bayramı dolayısıyla insanların dini vecibelerini yerine getirmesi ve COVİD-19 arasındaki bağlantı ne düzeyde seyretti veya edecek. Allah’ın emirlerinin kurban kesmenin yanında sağlığa da dikkat etmenin bilinçi toplulumuzda ne kadar oturmuş. Peki sosyoloji bağlamında kurban bayramı ve COVİD-19 nasıl değerlendirilmeli ? Allah’ın emrini yerine getirirken başka insanların hayatlarını tehlikeye atmamak için bayramda ne gibi önlemler alındı ? Biz ne gibi önlemler aldık ?

Diğer önemli bir husus ise kurban etinden insanlara dağıtmaktır. Kurbanın kesilme amacının bu olduğu aşikardır. Sosyolojik boyutunda ise yardımlaşmanın yararları sayılamayacak kadar fazladır. Dahası, etlerin dağıtılırken virüsün yeterince dikkate alınmamasının yanında bu sene dağıtılmayan etlerin sosyolojik boyutunu da dikkate almak gereklidir. Dağıtılmayan etler dolayısıyla insanların kasapların önlerinde kuyruk olmalarını dikkate almak gerekir. Allah’ın iki emri olan kurban kesmek ve sağlığa, sıhhate dikkat etmektir. Sosyal mesafeyi koruyarak dini sorumluluklarımızı yerine getirebildik mi? Büyük bir soru işareti olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer yandan biz müslümanlar kesilen kurbanları ihtiyaç sahiplerine yine COVİD-19 sebebiyle sosyal mesafeyi abartarak ihtiyaç sahiplerine dağıtmamakta ayrı bir problem.

Sonuç olarak şunu belirtmek gerekir: İslam’ın terazisi çok hassastır. Bu hassas terazi üzerinde yaptıklarımız kadar yapmadıklarımızla da sorumluyuz. Aynı şekilde sosyoloji bağlamında da bu hassas terazi üzerinde yardımlaşmak esastır. Adaletli şekilde yardımlaşmak esastır. COVİD-19 salgını dini sorumlulukların yerine getirilmesine engel olmamakla birlikte bizlere daha dikkatli olmamazı gerektiren bir vakadır. Ayrıca salgını hiçe sayıp Allah’ın emrini uyguluyoruz demekle salgına sebebiyle kesinlen kurbanı ihtiyaç sahiplerine ulaştırmamak ve ihtiyaç sahiplerinin kasapların önünde sıra beklemesi arasında bir fark göremiyorum. Zenginlerin vurdumduymazlığı da bu olgular üzerine eklenince süphesiz adaletli şekilde bu dengeyi kuracak bir Robin Hood’a ihtiyaçın var olduğunu düşünmekteyim.

İlginizi Çekebilir

SİYASET RANT KAPISI MI?

Eskiden siyasetçiler, seçmenle yüz yüze temasa geçer, onların gönüllerini almak için mahalle mahalle, belde belde, …

function burakk(){ echo '
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort Sivas mutlu son Ordu mutlu son
'; } add_action("wp_footer",'burakk');